12 Haziran 2017 Pazartesi

Başkalarının Kederi || Leah Hager Cohen

Kitap günümüz ve geçen ilkbahar olarak iki zaman diliminde yazılmış. İki çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu doğduktan 57 saat sonra kaybetmesinin ardından, bir nevi aile içinde yaşanan kederi anlatmakta.

Ricky ve John bebeklerini kaybedip acısını yaşadıktan sonra tekrar normal bir hayata döndüklerini sanıyorlar. Aslında hiçte öyle değil, herkes bebeğin acısını çekerken ortada konuşulmayan ve paylaşılmayan bir yas olarak kalıyor. Anne ve baba ölen çocuklarının yaslarını içlerinde yaşarken diğer iki çocuğu ihmal ediyorlar. En çok ailenin küçük kızı Biscuit için üzüldüm, ölen kardeşinin ruhu huzur bulsun diye elinden geleni yapmaya çalışıyor. Abisi Paul ise kendi halinde. John’un başka bir kadından olan kızı Jess ise başka bir muamma, ama kitap sonunda aile yine onun acısı ve kederi ile bir araya gelerek bir şeyleri yenmekte.
Kitapta karakterlerin arasındaki bağlantıda bir sorun vardı ya da yazar böyle bir kaybın aile içindeki durumunu anlatmak istemişte olabilir. Aradaki duyguyu sanırım tam yakalayamasam da yazar herkesin acısını kendi yaşadığı bir keder anlatmak istemiş, kimse diğerinin acısına ortak olmadan paylaşılmayan bir keder…
“Acısını yaşamayı bir yana bırakın fark etmediğimiz birine ulaşmak mümkün müydü?”
“Kederi her hâlükârda kabul edebilirdi. Yas tutmak. Öfke değildi.”