2 Haziran 2016 Perşembe
Medyanın Erkeği || İkra İnanoğlu (Yeni Kitap)
25 Mayıs 2016 Çarşamba
Bavulda ki Çocuk || Lene Kaaberbol & Agnete Friis
Kızıl Haç hemşiresi ve iki çocuk annesi Nina Borg, kimsenin yardım çağrısını geri çeviremeyen bir hayırseverdir. Arasının açık olduğu arkadaşı Karin, Kopenhag tren istasyonundaki umumi bir dolabın anahtarını ona bırakıp içindekilere göz kulak olmasını isteyince, Nina kendini hayatının en tehlikeli vakasıyla karşı karşıya bulur. Dolabın içinde bir bavul, bavulun içinde ise çıplak, uyuşturulmuş ama hâlâyaşamakta olan üç yaşında bir çocuk vardır.
Küçük çocuk, çocuk ticaretinin kurbanı mı? Yetkililere güvenilebilir mi, yoksa onlar, çocuğu onu satan kişilere geri mi verirler?
Bavuldaki Çocuk’ta başkahramanımız Nina Borg, çocuğun kim olduğunu, nereye ait olduğunu ve peşinde kimin olduğunu bulmak üzere Danimarka’da giderek çaresiz bir hâl alan sıra dışı bir yolculuğa çıkarak bizleri gerilim dolu bir maceraya sürüklüyor.
"Stieg Larsson hayranları Bavuldaki Çocuk’ta sevecek çok şey bulacak. Nina Borg, birçok okuyucuya, özellikle de kadınlara Lisbeth Salander’in daha sempatik hâli gibi gelecek."
-Publishers Weekly-
"Uyarı! Bu kitabı açarsanız hayatınızı beklemeye alırsınız."
-Elle-, Danimarka
Nina eski arkadaşı Karin'den bir telefon alarak onunla yıllar sonra görüşür ve ona verdiği anahtarları alarak tren istasyonundan emaneti almaya gittiğinde ise bir bavul bulur ve içinde üç yaşında uyuşturulmuş bir çocuk vardır. Tekrar Karin'e ulaştığında ise arkadaşının vahşice öldürüldüğünü görerek oradan kaçar. Şimdi adını ve dilini bilmediği küçük çocukla ne yapacaktır? Bu çocuk kimdir ve neden bir bavul içinde gizlice ülkeye getirilmiştir. Ve arkadaşını öldürüren kişiden kendisini ve bu küçük çocuğu nasıl koruyacaktır?
Sigita, kaçırılan çocuğun annesi. Beyin sarsıntısı geçirip bir kolu kırık olsa da bir dedektif gibi oğlunun izini sürerek onu bulmaya çalışacaktır.
Kitabın iki tane yazarı var, ve buna bağlı olarak sanırım birde çoklu anlatım var, anlatan kişinin kim olduğunu anlayana kadar bütün karakterleri tanımış olmanız lazım. Kitapta gizem, dram, polisiye ne ararsanız hepsinden biraz var. Konusu güzel ama çoklu anlatım olunca adapte olmakta biraz zorlandım açıkçası. Çocuğun neden kaçırıldığını bir türlü çözemedim aklıma hep kötü şeyler geldi. Nina karakterini de Lisbeth Salander'e ben benzetemedim. Nina daha çok annelik iç güdüsü ile haraket eden yardım sever bir hemşire olarak canlandı kafamda. Kitabın sonu güzel bağlamış, sanırım en çok son kısmı sevdim. Ve kitap öyle bir yerde bitmiş ki acaba devamı var mı
19 Mayıs 2016 Perşembe
Bayan Peregrine'nin Tuhaf Çocukları || Ransom Riggs
Gizemli bir ada. Terk edilmiş bir yetimhane. Fazlasiyla tuhaf fotoğraflardan oluşan bir koleksiyon.
Tüm bunlar kurgu ile fotoğrafçılığı nefes kesici bir şekilde bir araya getiren ve unutulmaz bir okuma deneyimi sunan Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları romanında keşfedilmeyi bekliyor.
Yaşadığı korkunç aile trajedisi yüzünden Galler kıyılarındaki, dünyadan uzakta kalmış bir adaya yolculuk eden on altı yaşındaki Jacob, burada Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocuklar Yetimhanesi'nin yıkıntılarını keşfetmekle kalmayıp, Bayan Peregrine'in çocuklarının sadece tuhaf olmaktan çok daha fazlası olduğunun farkına varır.
New York Times bestseller listesinden 108 haftadır inmeyen, aklınızdan çıkmayacak eski fotoğraflar eşliğinde okuyacağınız Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları, gölgelerde geçen bir macera arayan her yaştan okuyucuyu içine çekecek eşsiz bir roman.
"Gergin, duygusal ve tuhaf mı tuhaf bir ilk roman. Fotoğraflar ve metin birbirini tamamlayarak unutulmaz bir hikâye yaratıyor."
-John Green, Kâğıttan Kentler ve Aynı Yıldızın Altında kitaplarının çoksatan yazarı-
"Bu, hipsterlar için yazılmış bir Harry Potter kitabı. Geçtiği dünyaya ve verdiği hisse bayıldım."
-Felicia -Day-
"Fotoğraflar olmasa bile hikâye kendi başına yetermiş fakat fotoğraflar hikâyeye karşı konulmaz bir gizem ekliyor. Birinci gözden anlatı samimi, komik ve etkili. Serideki bir sonraki kitabı dört gözle bekliyorum."
-Rick Riordan, Percy Jackson ve Olimposlular serisinin yazarı-
(Tanıtım Bülteninden)
Büyükbabası Portman tarafından uzak bir adada ki yetimhane de birlikte yaşadığı tuhaf çocukların hikayesini dinleyerek büyümüştür Jacop. Görünmez çocuk, arı çocuk, elleri ile ateş yapabilen kız, kuş olabilen okul müdüresi Jacop'un çocukluk hayallerini süslemiştir. Ama biraz daha büyüdükten sonra büyükbabasına inanmamaya başlar, çünkü baktığı resimler üzerinde oynama olabileceğini düşünür ve büyükbabasından uzaklaşır.Jacop birgün büyükbabasından canavarların geldiğine dair bir telefon alır ve onu bulduğunda çok geçtir, büyükbabası son sözlerini söyleyip hayata veda eder. Büyükbabasının ölümü Jacop'u sarsmıştır ve o an bir canavar gördüğünü düşünür ve bunun sonucu psikolojik tedaviye başlarlar. Psikiyatrisin onayı ile babası ile birlikta adaya giden Jacop yetimhanenin kalıntılarını bulur ve tuhaf çocuklara dair olan gizemi çözmeye başlar.
Kitap fantastik, genç-yetişkin, gizem, macera, paranormal gibi birçok türü içinde barındırıyor. Büyüklere masallar diye düşünebiliriz bu kitabı. Yazar konuyu oturttuktan sonra sürekli merak edeceğimiz bir biçimde yazmış bu da kendini okutturuyor. Kitaptaki fotoğraflar anlatılanları gözümüzde daha güzel canlanmasını sağlıyor, hayal gücümüz daha yoğun oluyor. Kitap üç seri diye biliyorum, ikinci kitabın ismini 280.li sayfalardan sonra duymaya başlıyoruz.İkinci kitapta daha fazla hareket bekliyorum.Sahte Romeo || Leisa Rayven
İki milyondan fazla okura ulaşan bu büyüleyici aşk hikâyesi, sizi etkisi altına alacak ve son sayfaya kadar nefesinizi tutmanızı sağlayacak. Tüm zamanların en büyük aşk hikâyesini canlandırırken, kendi aşk hikâyelerini keşfettiler…
Cassie Taylor ve Ethan Holt'un yolları üniversite yıllarında, tiyatro bölümünde kesiştiğinde, aralarındaki çekim karşı koyulamazdı. Cassie iyi bir aktris, Ethan kampüsün kötü çocuğu idi. İkili, Romeo ve Juliet için başrole seçildiklerinde hayatları değişmeye başlamış, tıpkı oynadıkları karakterler gibi, onların da kaderleri birbirlerine bağlanmıştı. Ta ki kötü çocuk, iyi kızın kalbini kırıp güvenini yıkana kadar…
Şimdiyse yolları Broadway'de kesişmişti ve bu sahte Romeo, Casie'nin hayatına yeniden geri dönerek her şeyi adım adım altüst etmeye kararlı görünüyordu… Yeniden romantik bir rol için bir araya gelmek zorunda kalan ikili, üniversite yıllarında yaşadıkları gizli aşkın heyecan verici anlarıyla ve kalp kırıklıklarının derin acılarıyla yüzleşmek zorunda kalmışlardı. Tabii bir de, zıt kutupların birbirlerine karşı koyamadıkları gerçeğiyle… Ve söz konusu aşksa bazen bizim için kötü olanlar en karşı koyamadıklarımızdır.
"Bayıldım. Bayıldım. Sahte Romeo'ya bayıldım! Leisa Rayven, tüm hissettirdiklerin için teşekkürler. Bu kitabın etkilerini atlatmam uzun sürecek."
-E.L. James, Gri'nin Elli Tonu romanının çoksatan yazarı-
"Leisa Raven, aşk romanı nasıl yazılır iyi biliyor: kahkaha, flört ve meydan okuma. Elimden bırakamadım!"
-Christina Lauren, Harika Piç romanının New York Times çoksatan yazarı-
"Kahkahanın ve aşkın harika karışımı… Sahte Romeo tek kelimeyle büyüleyici. Bayıldım!"
-Katy Evans, Real romanının New York Times çoksatan yazarı-
"Bu kitabı tek oturuşta bitirdim. Karakterler arası etkileşim harikaydı. En yeni favori kitap çiftim!"
-Jennifer Probst, İlk Öpücüğün Büyüsü romanının New York Times çoksatan yazarı-
"Sahte Romeo mükemmel bir aşk romanı: duygusal, eğlenceli ve etkileyici. Karakterler arasındaki elektrik adeta sayfalardan taşıyor. Kaçırmayın!"
-M.Pierce, Night Owl Trilogy'nin çoksatan yazarı-
(Tanıtım Bülteninden)
Kitap iki zaman dilimine ayrılarak yazılmış. Üniversite yılları ve altı yıl sonrasını anlatıyor. İki zaman diliminde de Cassie ve Ethan arasında ki ilişkiyi bir düzene oturmaya çalışıyorlar.İkili üniversite yıllarında Romeo ve Juliet oyununda baş rol sergilerler aralarında ki var olan çekim daha da artar. Cassie tutucu bir ailede yetişmesine rağmen duygularını açıkça dile getirir ama Ethan hep mesafeli ve hatta kalp kırıcı davranıyor diyebiliriz. Yıllar sonrasında ise ikiside ünlü birer oyuncudur ve tekrar baş rolde oynamak zorundadırlar. Bu sefer Cassie daha dikkatlidir, artık Ethan'ın kalbini kırmasına izin vermeyecektir ama Ethan'da kararlı bir şekilde Cassie'nin kalbini kazanmaya çalışacaktır.
Kitap daha ilk sayfalarda sizi içine çekerek meraklandırıyor. Cassie karakteri biraz deli dolu ve ateşli bir karakter, Ethan ise kötü çocuğumuz ters konuşmalar, kalp kırmalar, benim için tam sopalıktı yani. Kitabın sonlarına doğru neden böyle davrandığını öğrenmeseydim onu affetmezdim sanırım. Tabi Cassie'ye de kızmadım değil "Kızım edebinle otur" dediğim yerler çok oldu mesela.
Cassie ve Ethan'ın atışmaları da çok güzeldi, bakışmaları, restleşmeleri, laf sokmaları eğlenceliydi, çoğu yerde kahkahamı tutamadım. Kitapta tek üzüldüğüm kişi ise fazla adı geçmese de Connor oldu.
İçinizi ısıtan kıpır kıpır bir kitap istiyorsanır, budur diyorum.
3 Mayıs 2016 Salı
Hayırlı Kandiller
Nergiz'in Kütüphanesi 📚 (@sadekitaplik) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
29 Nisan 2016 Cuma
Günaydın
Nergiz'in Kütüphanesi 📚 (@sadekitaplik) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
28 Nisan 2016 Perşembe
Bayan Peregrinenin Tuhaf Çocuklari
Günaydın
Nergiz'in Kütüphanesi 📚 (@sadekitaplik) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
Dünyanın En Şanslı Kızı
Nergiz'in Kütüphanesi 📚 (@sadekitaplik) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
Hayat
Nergiz'in Kütüphanesi 📚 (@sadekitaplik) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
Güven Bana || Şüheda Aksu
Nergiz'in Kütüphanesi 📚 (@sadekitaplik) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
16 Nisan 2016 Cumartesi
Görme Duyma Konuşma || Daniel Palmer
Akıl Oyunları'nın yazarından gerilim dolu bir roman!
John Bodine bir gün gizemli bir telefon alır. Esrarengiz bir ses ona sıra dışı ve ürkütücü bir oyun oynamayı teklif eder. John buna anlam veremese de, karşı tarafı dinlediğinde bu oyunu oynamak zorunda olduğunu anlar: Suç Oyunu.
Karısını ölümcül bir hastalıktan kurtarmaya çalışan John'un tek çaresi bu psikopattır. Saplantılı bir zihnin onu yönlendirmesiyle korkunç ve durdurulamaz suç oyunlarının içine çekilir. Her adımı, peşinde bir caninin ayak izlerini bırakacaktır. Hasta ruhlu bu adamın kim olduğunu ortaya çıkarması için sadece 36 saati vardır.
Benim adım John Bodine. Yirmi dokuz yaşındayım ve hayatımın aşkıyla evliyim. Ne pahasına olursa olsun, ne yapmam gerekirse gereksin, onun ölmesine izin vermeyeceğim.
(Tanıtım Bülteninden)
Son zamanlarda okuduğum en iyi psikolojik gerilim romanıydı.
John karısı Ruby ölümcül bir hastalıktan kurtarmak için kimseye zararı olmadığı düşündüğü bir eylemi gerçekleştirmiştir. Ama birgün bir telefon alır ve işlerin sandığı gibi basit bir şekilde olmayacağını öğrenir. Onu arayan psikopat John'a bir oyun tekif eder ve John bunu önemseyince etrafındaki bir insanı öldürerek parmaklarını keser cesedin gözlerine, kulaklarına ve ağzına birer parmak yerleştirerek John'a mesaj gönderir.
Olaylar bundan sonra çorap söküğü gibi geliyor, katilimiz John için bir oyun hazırlayıp belli bir sürede çözmesini istemektedir. İstediğini yapınca suçlu, yapmazsada etrafındaki bir insanın daha ölmesine göz yumması demektir, artı birde karısını hastalıktan kurtarması gerekiyor yani tamamen çaresiz.
Olaylar arası gerilim beni benden aldı, ben olsam ne yapardım dedim, çıkmaz sokak dedikleri, çaresizlik dedikleri bir noktaya getiriyor insanları. Katil hep bir adım önde oluyor, bir insan nasıl bu kadar duygusuz ve cani olabilir dedim. Katilin saplantılı bir kişiliği var, sonuna kadar katilim kim olduğunu öğrenemedim. Araştırma yapılarak yazılmış bir kitap, benden tam geçer not aldı. uzun süredir rüyama giren kitap karakteri olmamıştı.
11 Nisan 2016 Pazartesi
9 Nisan 2016 Cumartesi
Nisan Ayı Okuyacaklarım | ig
8 Nisan 2016 Cuma
Kaçınılmaz | Amy A.Bartol
Evie Claremont üniversiteye başladığında, gördüğü kâbusların biteceğini ummuştu. Ama bitmemişlerdi... En garip durumlarda bile mantıklı bir açıklama bulmaya çalışan Evie'nin hayatında, ikinci sınıf öğrencisi Reed Wellington'la tanıştıktan sonra akla mantığa sığmayacak şeyler olmaya başlamıştı. Reed'e karşı hissettiği anlamsız çekim de işleri iyice karıştırıyordu. Çünkü Reed, Evie'ye hayatta başına gelip gelebilecek en korkunç şeymiş gibi davranıyordu. Yine de ne zaman ihtiyacı olsa, hayatını kurtarmak için Reed oradaydı…
Reed'in sakladığı sır neydi? Evie'nin şüpheleri doğru muydu? Peki, rüyalarında gördüğü o karanlık gelecek kaçınılmaz mıydı?
(Tanıtım Bülteninden)

Genç edebiyatı seridinde tam çerezlik bir kitap.
Kitap eğlenceli ve çok güzel. Malumunuz kapaktan da anlaşılacağı gibi kitap melekleri konu olan fantastik bir tür. Evie kıvrak zekaya sahip güzel ve sempatik, yazar ondan baskın bir karakter yaratmış.
Reed onu ilk önce öldürmek isteyen ve sonra korumaya karar veren güç meleğimiz ve aralarında ki aşk ise kaçınılmazımız. Birde Russel Var, Evie'nin ruh eşi olur kendisi. Kitapta ki karakterlerin aslında hepsi çok güzel ve dost canlısı ama kitabın sonlarına kimin kim çıktığına inanamadım. Özellikle de okulun ilk gününden beri sıcak kanlı ve sempatik biri olan Freddie bitirdi beni, oysa seni de çok sevmiştim ben.
Olayları üç aşağı beş yukarı tahmin ediyorsunuzdur zaten Evie'yi gören melekler arasında bir kargaşa başlıyor ve Reed onu herkesten korumaya çalıyor.
Peki neden Evie kabus görüyor, diğer melekler neden onu istiyor, kim bu kız? Okudukça bende öğreniyorum. Birinci kitap bitti şimdi sıra ikinci kitapta.Son olarak kitaptan küçük bir alıntı:
Reed:
"-Seni yok etmek istedim...
Seni kollarıma almayı ve sevmeyi istedim.
Seni paramparça etmeyi istedim
Sana zarar verecek herşeyi ezmek istedim"
Görme Duyma Konuşma | ig
Nergiz'in Kütüphanesi 📚 (@sadekitaplik) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
7 Nisan 2016 Perşembe
3 Nisan 2016 Pazar
2 Nisan 2016 Cumartesi
Sebahattin Ali | ig
Nergiz'in Kütüphanesi 📚 (@sadekitaplik) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
Günaydın || ig
Nergiz'in Kütüphanesi 📚 (@sadekitaplik) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
1 Nisan 2016 Cuma
Görme Duyma Konuşma || Daniel Palmer
Sayfa Sayısı: 424
Baskı Yılı: 2016
Dili: Türkçe
Yayınevi: Koridor Yayıncılık
Akıl Oyunları'nın yazarından gerilim dolu bir roman!
John Bodine bir gün gizemli bir telefon alır. Esrarengiz bir ses ona sıra dışı ve ürkütücü bir oyun oynamayı teklif eder. John buna anlam veremese de, karşı tarafı dinlediğinde bu oyunu oynamak zorunda olduğunu anlar: Suç Oyunu.
Karısını ölümcül bir hastalıktan kurtarmaya çalışan John'un tek çaresi bu psikopattır. Saplantılı bir zihnin onu yönlendirmesiyle korkunç ve durdurulamaz suç oyunlarının içine çekilir. Her adımı, peşinde bir caninin ayak izlerini bırakacaktır. Hasta ruhlu bu adamın kim olduğunu ortaya çıkarması için sadece 36 saati vardır.
Benim adım John Bodine. Yirmi dokuz yaşındayım ve hayatımın aşkıyla evliyim. Ne pahasına olursa olsun, ne yapmam gerekirse gereksin, onun ölmesine izin vermeyeceğim.
(Tanıtım Bülteninden)
Tarumarname || İnstagram
Nergiz'in Kütüphanesi 📚 (@sadekitaplik) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()







