13 Haziran 2017 Salı

İçinde Aşk Var || Poppy J. Anderson



DİKKAT,
İÇİNDE AŞK VAR:
AŞIRI DERECEDE LEZZET İÇERİR!
 
Poppy J. Anderson imzalı üç kitaplık, pek leziz aşk romanları dizisi “Aşkın Tadı”nın ilk kitabı İçinde Aşk Var, hep kitap etiketiyle okurlara ulaşıyor. İştahınızı kabartacak muhteşem bir aşk hikâyesi: İçinde Aşk Var, 16 Haziran’da raflarda!

Almanya’nın severek okunan yazarlarından Poppy J. Anderson, okurlarına üç kitaplık lezzetli mi lezzetli aşk romanları sunuyor. “Aşkın Tadı” isimli dizide romanların konuları da değişiyor, kahramanlar da… Değişmeyen tek şey, birbirinden lezzetli yemekler!

Andrew Knight, Boston’ın yemek dünyasında parlayan bir yıldız. Otuzlarının başında olmasına rağmen restoranında sunduğu dillere destan yemeklerin yaratıcısı. Ama artık tükenmiş durumda. Kafasını toplamak, tatil yapmak için Maine’e doğru yola çıkıyor. Yolda karşısına çıkan arabaya son anda çarpmamayı başarsa da bu kazayla hayatı tamamen değişecek. Çünkü sürücü huysuz, inatçı, güzeller güzeli bir kadın: Brooke Day! Üstelik o da ailesinin restoranını işletmeye çalışan bir şef… Ne var ki Andrew, Brooke’a şef olduğunu söylememeye karar veriyor.

Andrew ile Brooke birbirinden lezzetli yemekler yapıp yerken aralarındaki çekime karşı koyabilecekler mi? Peki ya Andrew’un ufak yalanı ortaya çıkacak mı?

İçinde Aşk Var, elinizden bırakamayacağınız, iştahınızı kabartacak muhteşem bir aşk hikâyesi. Anlayacağınız, bu romandaki tariflerin gizli malzemesi aşk!

Gül Gürtunca’nın dilimize çevirdiği Aşkın Tadı: İçinde Aşk Var, 16 Haziran’da hep kitap etiketiyle raflardaki yerini alacak.

Bilgi için:  
            www.hepkitap.com.tr
            facebook.com/hepkitapp
            twitter.com/hep_kitap
            instagram.com/hep_kitap

12 Haziran 2017 Pazartesi

Size Baba Diyebilir Miyim? || Küsurat Yayınları



KÜSURAT YAYINLARI'NIN ÜÇÜNCÜ KİTABI
“SİZE BABA DİYEBİLİR MİYİM?” 18 HAZİRAN BABALAR GÜNÜ'NDE RAFLARDA!


Küsurat Yayınları üçüncü kitabı “Size Baba Diyebilir Miyim?” ile okurlarıyla buluşuyor. Kitabın telif geliri ise
Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı'na (TKMCV) bağışlanacak.

"Size Baba Diyebilir Miyim?" hayatın farklı alanlarından, farklı yaşlarda yirmi altı babanın, babalık deneyimlerini bir araya getiriyor. Oyuncu, doktor, pilot, avukat, muhasebeci, yazar, senarist, yönetmen, futbolcu, set işçisi, gazeteci, sunucu, mimar, turizmci, öğretmen, reklamcı ve diplomat babaların deneyimlerini paylaştığı kitap, birbirinden farklı babalık deneyimlerini en samimi halleriyle okuyucuyla buluşturuyor. Kitapta yer alan babalar: Ali Taylan Çulpan, Basri Yılmaz, Bülent İpek, Erdem Öztop, Erdinç Çetinkaya, Ertuğ Uçar, Fikret Kuşkan, Hakan Duran, Hakan Kalkavan, Hakan Ural, İlker Şahin, Nebil Özgentürk, Özdemir Hiçdurmaz, Özgün Uğurlu, Özgür Poyrazoğlu, Recai Çakır, Salih Seçkin Sevinç, Selçuk Aydemir, Serdar Kölürbaşı, Serkan Çağrı, Serkan Turhan, Süreyya Soner, Tuncay Baydur, Uraz Kaygılaroğlu, Ümit Alan, Yusuf Reha Alp.

"SİZE BABA DİYEBİLİR MİYİM?" 18 HAZİRAN'DA RAFLARDA!

18 Haziran Babalar Günü'nde raflarda yerini alacak kitabın telif geliri ise 1979 yılında gönüllüler tarafından kurulan; çocuklarla ilgilenen, onların yeterli beslenme ve sağlıklı bir ortamda yaşamasına, oyun ve eğlence olanaklarından yararlanmasına, çağdaş bir eğitim alma ve yeteneklerini geliştirmesine katkıda bulunan Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı'na (TKMCV) bağışlanacak.


KÜSURAT YAYINLARI’NDAN BABALAR GÜNÜ HEDİYESİ

Başlangıçta dünya dediğimiz dev bir labirent vardı, sonra büyük bir el uzandı.

İçine atıldığımız labirentten çıkmamızı sağlayan, duvara her çarptığımızda elimizden tutup bizi çıkış noktasına getiren, hastalandığımızda bizi bir dokunuşuyla iyileştiren, dört gözle işten eve dönmesini beklediğimiz, kimi zaman sevgisini açıkça gösteremeyen; ama uyuduğumuzda gelip bizi öpen, saçımızı okşayan; iyi ve güvende olduğumuzdan emin olduktan sonra kendisi uyuyan görünmez kahramanlar var bu kitapta. Yani babalar!

Edebiyattan sinemaya, sinemadan müziğe sanatın pek çok alanında yer verilir onlara. Hatta bazen tüm olay örgüsü onun etrafında şekillenir. Ona seslenişimiz bir notayla başlı başına bir eser bile olabilir. Hepimiz çocukluğumuzda, ilk gençliğimizde ya da hayatımızın bir döneminde mutlaka Süper Baba dizisinin jeneriğini duyup hüzünlenmişizdir ya da mutlaka ama mutlaka Babam ve Oğlum filminin bir sahnesinde ağlamışızdır. Yılmaz Güney’in “Babam dünyanın en güçlü adamıydı, bir ekmeği hepimize bölebiliyordu,” sözünün hepimizde karşılığı, bittabi vardır.

Gelin hep birlikte, bu ilk kahramanlarımızın babalık deneyimlerini okuyalım.

BABALARDAN ÇOCUKLARINA HATIRA

Kitapta deneyimi paylaşan babaların çocuklarına bıraktıkları notlar da yer alıyor.

Selçuk Aydemir'in kızı Bahar'a notu:

"Hoş geldin Bahar'ım.
Gerçekten çok hoş geldin, canım kızım."

Uraz Kaygılaroğlu'nun kızı Ada'ya notu:

"İlk dondurmanı alacağıma, ilk bisikletini alıp nasıl binildiğini öğreteceğime, hoşlandığın ilk çocuk ile ilgili seni dinleyeceğime, ilk hayal kırıklığında yanında olacağıma, seni son nefesime kadar seveceğime söz veriyorum küçük kız…"

Fikret Kuşkan'ın oğullarına notu:


"Kötüyle, kötülükle karşılaştıklarında zulalarını çıkartıp kendilerini savunabilmeyi, ezilmeden yaşamayı, onurlu ve özgür, boyun eğmeden ayakta kalmayı, bir beyefendi olabilmeyi; yere, sağa-sola arkasına önüne bakmadan düz ve dimdik ufka bakmasını becerebilmeyi, birer Haymatlos olabilmeyi, dünyanın neresinde olursa olsun çırılçıplak da kalsa yaşayabilmeyi, asıl olanın hayatta kalmak olduğunu bilmelerini isterim."
Nebil Özgentürk'ün oğullarına notu:

"Oğullar, evlatlar; sizin için elimden geleni yaptım ve yapmaya da devam edeceğim. Size hep iyi, vicdanlı insanlar olmayı önerdim. Öğrettim, demiyorum. Ülkede, memlekette, dünyada ana ekseniniz; iyi dostlar edinmek ve vicdanlı kalmak olsun. Vicdanın, hayatın anadamarı olduğunu fark ettim çünkü. Siz de vicdanlı olun lütfen ve umarım öylesinizdir zaten..."

Bülent İpek’in kızı Güneş’e notu:

“Kızım adı gibi hayatıma doğan bir Güneş oldu. Yörüngesinde dört mevsimi yaşayan dünya kadar şanslıyım. Eksik olmasın.”

Özgün Uğurlu’nun oğlu Ediz’e notu:

“Ediz bana ‘Baba,’ deyip sarıldığı an adeta dünya duruyor. Hastanede kucağıma aldığımda göğsüme yatırıp uzanmıştım, sanırım en çok o an durmuştu dünya.”

Serkan Çağrı’nın çocuklarına notu:

“İyi bir insan olmak her şeyden önemli. Her zaman hayalleriniz ve umutlarınız olsun. Sizleri çok seviyorum.”

“BABALARA, TERCİHİ DIŞINDA BABA OLAMAYANLARA ve BABASI TARAFINDAN SEVİLEN, SEVİLMEYEN TÜM ÇOCUKLARA"

Yirmi altı babanın deneyiminin aktarıldığı kitapta her yaş grubundan; oyuncu, doktor, pilot, avukat, muhasebeci, yazar, senarist, yönetmen, set işçisi, gazeteci, sunucu, mimar, turizmci, öğretmen, reklamcı ve diplomat babalar var. Büşra Hacısalihoğlu ve Tuğçe Yılmaz’ın derlediği kitap babalara, tercihi dışında baba olamayanlara ve babası tarafından sevilen, sevilmeyen tüm çocuklara, ithaf edildi.


Küsurat Yayınları
Gümüşsuyu Mah. Kutlu Sok.
43/5 Beyoğlu
T: +90 212 243 30 68
T: +90 553 960 30 68

Başkalarının Kederi || Leah Hager Cohen

Kitap günümüz ve geçen ilkbahar olarak iki zaman diliminde yazılmış. İki çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu doğduktan 57 saat sonra kaybetmesinin ardından, bir nevi aile içinde yaşanan kederi anlatmakta.

Ricky ve John bebeklerini kaybedip acısını yaşadıktan sonra tekrar normal bir hayata döndüklerini sanıyorlar. Aslında hiçte öyle değil, herkes bebeğin acısını çekerken ortada konuşulmayan ve paylaşılmayan bir yas olarak kalıyor. Anne ve baba ölen çocuklarının yaslarını içlerinde yaşarken diğer iki çocuğu ihmal ediyorlar. En çok ailenin küçük kızı Biscuit için üzüldüm, ölen kardeşinin ruhu huzur bulsun diye elinden geleni yapmaya çalışıyor. Abisi Paul ise kendi halinde. John’un başka bir kadından olan kızı Jess ise başka bir muamma, ama kitap sonunda aile yine onun acısı ve kederi ile bir araya gelerek bir şeyleri yenmekte.
⚜
Kitapta karakterlerin arasındaki bağlantıda bir sorun vardı ya da yazar böyle bir kaybın aile içindeki durumunu anlatmak istemişte olabilir. Aradaki duyguyu sanırım tam yakalayamasam da yazar herkesin acısını kendi yaşadığı bir keder anlatmak istemiş, kimse diğerinin acısına ortak olmadan paylaşılmayan bir keder…
⚜
“Acısını yaşamayı bir yana bırakın fark etmediğimiz birine ulaşmak mümkün müydü?”
⚜
“Kederi her hâlükârda kabul edebilirdi. Yas tutmak. Öfke değildi.”

Onun Sırrı || Michael Robotham

SARSICI PSİKOLOJİK GERİLİM ROMANI
ONUN SIRRI,
TÜM DÜNYADAN ÖNCE
16 HAZİRAN’DA TÜRKİYE’DE!

hep kitap, ismi çok satanlar listelerinden düşmeyen Michael Robotham imzalı muhteşem bir romanı tüm dünyadan önce, 16 Haziran’da Türkçe olarak psikolojik gerilim meraklısı okurlarla buluşturuyor. Onun Sırrı tüylerinizi diken diken ederken, bir yandan da yüreğinizi burkan kahramanlarıyla bu romanı son sayfasına kadar bir solukta okuyacaksanız.

Herkesin bir sırrı vardır; kiminin zararsız, kiminin ölümcül... Onun sırrı ise çok derinlerde bir yerde yatıyor. Acı dolu çocukluğundan bugüne getirdiği bir sır, belki de özlem bu… Asıl soru ise, hayaline kavuşmak için neleri göze alacağı, ne kadar ileri gideceği.

KENDİSİNİN OLMAYAN BİR HAYATI ARZULUYORDU…

Agatha, Londra’nın banliyösünde yaşayan genç bir kadın. Yakında doğum yapacağı için çok mutlu. Ancak bebeğin babasının bundan haberi yok ve artık Agatha’yı istemiyor. Genç kadının en büyük arzusu ise bir aile kurmak. Tıpkı kendisi gibi hamile olan, kocası ve çocuklarıyla mutlu bir yaşam süren Meghan gibi.

Romanları yirminin üzerinde dile çevirilen ve çok satanlar listelerinden inmeyen, psikolojik gerilimin usta ismi Michael Robotham, Onun Sırrı’nda okuru yine heyecanın doruklarında dolaştırıyor.

Mehmet Gürsel’in dilimize çevirdiği Onun Sırrı, 16 Haziran’da tüm dünyadan önce Türkiye’de, hep kitap etiketiyle okurlarla buluşacak.

MICHAEL ROBOTHAM HAKKINDA
1960 yılında Avustralya’da doğdu. Kitapları Sunday Times’da en çok satan kitaplar arasına girdi. Romanları yirmi üç dile çevrildi. Robotham Avustralya’da Ned Kelly Yılın En İyi Suç Romanı Ödülü’nü iki kez kazandı, CWA Çelik Hançer Ödülleri’nde iki kez finale kaldı, Life or Death adlı romanıyla 2015 yılında saygın CWA Altın Hançer Ödülü’ne layık görüldü.
                                                               


Bilgi için:         www.hepkitap.com.tr
            facebook.com/hepkitapp
            twitter.com/hep_kitap
            instagram.com/hep_kitap

Süper Bahtsız || Beth Garrod



SÜPER BAHTSIZ’I
OKURKEN KAHKAHALARA
BOĞULACAKSINIZ!

Beth Garrod’ın kaleminden kahkaha, eğlence ve sürprizlerle dolu bir gençlik romanı: hep kitap’tan Süper Bahtsız, 16 Haziran’da raflarda! Neşeli hikâyesiyle Süper Bahtsız, özellikle yaz tatilinizin en keyifli eşlikçisi olacak.

Kaçırılan bir doğum günü partisi. Partideki eski sevgiliden gelen sinir bozucu bir mesaj. Üstünde mısır gevreği kutularından yapılmış bir kostüm varken tanışılan yakışıklı mı yakışıklı bir çocuk. Kontrolden çıkan yalanlar… Ufuktaki yıl sonu balosu... O baloya katılmak için kaybedilmemesi gereken okul puanları. Tuhaf rastlantılar. Yanlış zamanda verilmiş yanlış kararlar…

On beş yaşındaki Bella Fisher tüm bunların üstesinden nasıl gelecek? Etrafındaki insanları kaybetmemeyi başarabilecek mi? Hayatının kontrolünü eline alabilecek mi yoksa her zamanki gibi talihsizliklerle başı belaya mı girecek?

Aycan Başoğlu’nun dilimize çevirdiği Süper Bahtsız, 16 Haziran’da hep kitap etiketiyle okurlarla buluşacak.
                                                               


Bilgi için:www.hepkitap.com.tr
            facebook.com/hepkitapp
            twitter.com/hep_kitap
            instagram.com/hep_kitap