16 Temmuz 2019 Salı

Seyyah || John Katzenbach


Seyyah
John Katzenbach
Bu gece birimiz için her şey yeniden başlayacak .
Bıçağın sıcak mı yoksa soğuk mu olduğunu anlamanın çok zor olduğunu fark etmiş miydin? Bu, ne tür bir korku yaşadığına göre değişir. Buz gibi soğuk da gelebilir, köz kadar sıcak da. Tıpkı midende ve yüreğinde hissettiğin korku gibi.

 

Bir adam, bir kadın, bir araba ve bir fotoğraf makinesi… Geçmişe doğru duygusal bir yolculuk... Adam zihnindeki karanlığın ona fısıldadığı isimleri tek tek öldürüyor, fotoğraflarını çekiyor. Kadın ise hikayelerini yazıyor. Çünkü başka bir seçeneği yok. Ya bu psikopatça planın bir parçası olacak ya da ölecek.

Bir tarafta yeğeni de kurbanlardan biri olan, hınç dolu Dedektif Barren ve diğer tarafta katile gölgesi kadar yakın psikiyatrist Martin Jeffers; her ikisinin de iz sürmek için geçerli sebepleri vardır, ancak hesaplanmamış en küçük bir adım onları geri dönüşü olmayan bir yola sürükleyecektir.





Yazar Hakkında:
John Katzenbach, 23 Haziran 1950 yılında Amerika'da dünyaya geldi. Miami Herald ve Miami News için ceza mahkemesi muhabirliği yaptı ve Herald'ın Tropic dergisi için yazılar kaleme aldı. Batı Massachusetts’de yaşamaktadır.
 


13 Mart 2019 Çarşamba

Kanlı Selfie || Chris Carter


Bir sonraki aramayı cevaplamadan önce dikkatli ol. Belki de en kötü kâbusunun başlangıcı olacak.

Zor bir haftadan sonra Tanya Kaitlin dört gözle sakin bir gece geçirmeyi beklemektedir, ancak duştan çıkarken telefonun çaldığını duyar. En yakın arkadaşı Karen Ward’dır arayan ama pek alışılmadık bir şekilde görüntülü aramıştır. Tanya’nın telefona cevap vermesiyle hayatı boyunca hiç unutamayacağı kâbusu başlar.

Tanya ekranda Karen’ı ağzı kapalı bir şekilde kendi oturma odasındaki bir sandalyeye bağlanmış halde görünce deliye döner. Ardından hattın diğer ucundan tüylerini diken diken eden mekanik bir ses gelir. Arayan kişi basit bir oyun oynayacaklarını, iki sorusu olduğunu ve Karen’ın hayatının tamamen vereceği cevaplara bağlı olduğunu söyler. Bu esnada Tanya eğer ekrandan gözünü ayırırsa ya da telefonu kapatırsa Karen’ı cezalandıracaktır. Ve oyun başlar!

Kanlı Selfie’yi okuduktan sonra sosyal medyaya olan bakışınız değişecek.     

Yazar Hakkında: Chris Carter

An Evil Mind, One By One, The Death Sculptor, The Night Stalker, The Executioner adlı romanlarıyla Birleşik Krallık’ta kitapları çok satanlar arasında yer alan Chris Carter,  Los Angeles’a taşınmadan önce birkaç sene kriminolog olarak çalışmıştır. Los Angeles’a taşınan yazar  orada müzikle ilgilenmiştir. Birkaç sene önce ise her şeyi bırakarak şimdi tüm zamanını Londra’da yazarak geçirmektedir. 

Övgüler

Carter'ın suçlu psikolojisiyle ilgili bir geçmişi var ve romanlarının merkezindeki katiller bu nedenden dolayı çok daha korkutucu oluyor.
Mail on Sunday

Kullanılan Reklam Mecraları

24 Ocak 2019 Perşembe

Gözyaşlarının Kalesi || Caty Gohlke


Yaptığımız tek bir kötülük, kaç insanın hayatını mahveder?

Bir annenin ömrünün sonuna dek dudaklarını mühürleyen, ondan bütün hayatını, evladını çalan yakıcı bir sır… Her şeyine mal olacak olsa da o sırrın peşinden gitmeye kararlı bir kız…

Hannah Sterling, hayatı boyunca anne sıcaklığına özlem duymuştur. Annesi Lieselotte hayattayken bile, annesiz bir çocuk gibi büyümüş olmak kalbinde âdeta sürekli kanayan bir yara bırakmıştır. Bu yüzden annesinin ölümünden hemen sonra, yakındayken uzağında kalan ve hiç tanıyamadığı annesinin sırlarının peşine düşmeye karar verir. Çıktığı bu yolculuk onu, varlığından bile haberdar olmadığı, Almanya’da yaşayan büyükbabasına götürecektir.

Otuz yıl önce, tam da İkinci Dünya Savaşı’nın ortasında Lieselotte Sommer’in yüreğine ise bir yangın düşmüştür. Kapı komşusu ve gizli gizli Nazilere karşı çalışan Lukas’a gönlünü kaptırmıştır. Ancak babası Nazi Partisi’nde yükselmekte olan bir memurdur. Kızının yüreğinin götürdüğü yere gitmesine ne kadar müsaade edecektir?

Bir anneyle kızının iç içe geçen kaderi her sayfada yüreğinize biraz daha işlerken, sırlarla dolu geçmişin ağırlığı affetmenin iyileştirici gücüne ve inancın büyüsüne teslim oluyor. Gözyaşlarının Kalesi, uzun süre hafızalarınızdan silinmeyecek.

24 Aralık 2018 Pazartesi

Beyaz Kasımpatı || Mary Lynn Bracht


Hayata tutun, bir gün özgür kalacaksın…

Kore 1943. On altı yaşındaki Hana, tüm hayatını Japon istilası altında geçirir. Yaşadığı adanın bir geleneği olarak dalgıç olan Hana, çoğu Korelinin bilmediği özgürlüğü denizde tadar. Ta ki Japon askerlerinin güvenilir gördüğü ada sahiline ayak basana kadar… Hana, küçük kız kardeşini korumak için kendini feda eder ve Japon askerlerine esir düşer. Ailesini, sevdiklerini, evim diye bildiği toprakları ardında bırakmak zorunda kalan Hana, Japonya ordusuna hizmet etmek için Mançurya’ya gönderilir. Artık o bir Sakura’dır ve hayallerinde yuvasına dönmek vardır.

Güney Kore 2011. Emi son altmış yılını yaşanılanları unutmaya çalışarak geçirse de kız kardeşinin onun için yaptığı fedakârlığı bir türlü zihninden silemez. Bu vicdan azabından kurtulmak için geçmişiyle barışmaya kararlıdır. Tüm ailesini kaybetmesine, korkunç bir evlilik yaşamasına rağmen çocukları için bu saplantıdan kurtulmak zorundadır. Acaba Emi kendini affetmek için savaşın korkunç sonuçlarıyla yüzleşebilecek midir?

İkinci Dünya Savaşı döneminde yaşanan ve günümüzde hâlâ etkisini gösteren gerçek olaylardan esinlenilerek kaleme alınan Beyaz Kasımpatı, koşullara rağmen kardeş sevgisinin her şeyden üstün olduğunu ortaya koyan bir başyapıt. Merak uyandıran, umut dolu bu romanı soluksuz okuyacaksınız.

“Beyaz Kasımpatı muhteşem olay örgüsüyle hem tarihi detayları barındırıyor hem de duyguyu tamamen hissettiriyor.” Publishers Weekly