26 Kasım 2015 Perşembe

Eşekarısı Fabrikası || Iain Banks

“Yüzyılın en iyi 100 romanından biri.”
-The Independent-


“Blyth’ı öldürdükten iki yıl sonra küçük kardeşim Paul’ü öldürdüm, ama Blyth’ın ölümü ile karşılaştırınca daha mühim, daha farklı sebeplerim vardı. Bir yıl sonra da birdenbire gelen bir istekle aynı şeyi Esmerelda için yaptım.
Şu ana kadarki skorum, üç. Yıllardır kimseyi öldürmedim, böyle bir niyetim de yok.
Öyle bir dönem geldi ve geçti.”


Sadece 16 yaşında olan Frank’in olağanüstü özel, aykırı dünyasına – kaldırabilecekseniz eğer – adım atın.


“Bu kitabı okumak cesaret ister.”
-Daily Express-

“Dahice... Dayanılmaz... Muhakkak okunmalı.”
-New York Times-

“Karşınızda yeri göğü yıkabilecek bir hayal gücü.”
-Mail on Sunday-

“Tuhaf, korkunç, elinizden bırakamayacağınız türden.”
-Financial Times-


Tanıtımını okuduğum zaman acaba bu ölümleri okuyabilecek miyim diye düşündüm. Kitabı okumaya başladığım zaman cinayetleri  kafasına koyup, kurgulayıp vakit geçirmeden de gerçekleştiren bir çocuk! Çocuk diyorum size... İlk cinayetini 6 yaşında, ikincisini 8, üçüncüsünü 9 yaşında işlemiş bir çocuktan bahsediyorum. İçinden öldürme isteği geliyor, planını yapıyor ve ölürken izliyor, ne kadar dehşet verici...

Spoiler İçerir
Kitabın ana karakteri Frank. Frank aslında yalnız bir çocuk. Annesi doğar doğmaz terk etmiş, bir kimlik kartı bile yok, babası okula göndermemiş eğitimini evde kendisi vermiş. Çocukken başından talihsiz bir olay geçmiş. Hayvanları yakalayıp, öldürüp başlarını kazıklara çakıyor ve kendi bölgesini ilan ediyor. Tavan arasında bir odası var burada kendisine adına "eşekarısı fabrikası" dediği bir düzeneği var. Labirent gibi odaları var labirentlerin sonunda ise içine saldığı arının kaçışının olmadığı sonunun ölüm olduğu tuzakları var.

Şöyle bir okuyunca ailede ki akrabaları hepsi bir şekilde kafayı yemiş ve ölmüşler. En çok değer verdiği insan abisi Eric ama o da yaşadığı bir olay sonucu doktor olacakken kafayı yemiş ve köpekleri canlı canlı ateşe vermeye başladığı için hasteneye kapatılsa da kaçmayı başarmış.
Babası dersen tuhaf bir insan çalışma odası süreklik kilitli Frank 17 yaşına gelmiş ama içerini daha önce hiç görmemiş. Ve kitabın sonuna doğru Frank'ın içeri girmesi ve başından geçen talihsiz olayı tekrar anlatmasını istemesiyle aslında Frank'ın neden bu kadar vahşileştiğini de öğrenmiş oluyoruz.

Kitap aile, çocuk ve şiddet içerikli olarak yazılmış. Yukarıda yazdıklarım sizi korkutmasın çok fazla gerilimli bir kitap değil. Kitapta çok fazla karekter de yok zaten sürekli Frank'ın anlattıklarını okuyorsunuz. Kitabı okuyup bittikten sonra "ay ne kadar masum" dediğimiz çocukların o kadar da masum olmadığını anlayacaksınız.