2 Ağustos 2015 Pazar

Ardımda Kalanlar & Ellen Marie Wiseman

ıkmazdaysa yüreğiniz, hikâyemi dikkatli okuyun, belki de bu sizin hikâyenizdir…

Hiç uçurumun kenarında olduğunuzu hissettiniz mi? Ya da ayaklarınızın altındaki kaya parçalarının koparak düştüğünü… Ben artık öyle hissediyorum ve gitgide karanlığa düşüyorum. İhanetin en ağırını en yakınlarımdan gördüm. Anne ve babamdan… Tek suçum, onların isteklerine boyun eğmememdi. Tek suçum, onların değil de yüreğimin seçtiği adamı sevmemdi… Neden insanlar kendileri gibi olmayanı ötekileştirir ki? Bu başkaldırımın bedelini çok ağır ödüyorum. Bir akıl hastanesine kapatıldım. Tüm hayatım çalındı benden. Sevdiğim adam… Dünyaya getireceğim çocuğum belki de…

Ne zormuş insanın kendinde olduğunu ispat etme çabası. Ve artık aklım yerinde mi bilmiyorum ama yüreğimin hâlâ aklı başında. Buradan kurtulmak istiyorum. Gün yüzüne kavuşup rüzgârın saçlarımı savuruşunu hissetmek, denizin tuzlu kokusunu içime çekmek istiyorum. Tek ümidim bu yazdıklarımı birinin bulması. Ne kadar zaman alır bilinmez, fakat bu satırları okuyacak kişiye sesleniyorum: Benim adım Clara Elizabeth Cartwright ve bu, benim hikâyem. Seçim senin, ya hikâyeme ortak ol ya da diğerleri gibi görmezlikten gel beni… Ardımda Kalanlar, anlattıkları ve karakterleriyle kurgu ürünü olsa da hikâyenin çıkış noktası gerçeğe dayanmaktadır. Tüm gizemleri içinde barındıran, duygu yüklü bu kitabı gözyaşları eşliğinde bitirdiğinizde, kendinizi sorgulamadan edemeyeceksiniz…

"Muhteşem bir kurguya sahip olan Ardımda Kalanlar, tüm okul ve halk kütüphanelerindeki yerini almalı."
-Voya, Lindy Gerdes-
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 440

Baskı Yılı: 2015


Dili: Türkçe
Yayınevi: Arkadya Yayınları



 Geçmişle bugünü harmanlayarak anlatılan bir hikaye daha...
Geçmişten gelen Clara ve bugünü yaşayan Izzy.

Clara, sevdiği adamı onaylamayan anne ve babası tarafından bir akıl hastanesine kapatılıyor. Daha sonra olaylar çorap söküğü gibi geliyor. Hastanede yaşananları okudukça yok artık diyeceksiniz.
Kendisinin deli olmadığına bir türlü inandıramıyor ve dahası hamile olduğunu söylediği halde kimse sağlık kontrollerini yapmıyor. Zamanı gelince bebeği doğuyor ve elinden alınıyor. Sevdiği adam onu buluyor, hastaneden çıkarmaya çalışırken ölüyor. Annesi babasını da kaybedince deli olmadığına kimseyi inandıramıyor ve yıllarca akıl hastanesinde ömrünü tüketiyor. Ömrünü tüketirken birçok deneylere ve acılara maruz kalıyor.
Bir insan bu kadar acı ve eziyete nasıl katlanabilir...
Kısacası gani gani üzüleceğiniz, gözlerinizin dolacağı bir kitap.