17 Aralık 2016 Cumartesi

Belki Yarın || Jale Sancak

İlk defa Jale Sancak okuyorum. Kitap, kişinin iç dünyasını, hayatın onun için getirdiklerini ve götürdüklerini, toplumla olan bağlarını anlatan toplam 11 kısa öyküden oluşuyor. Her öykünün içinde “belki yarın”a bırakılan bir şeyler var. Önemsemediğimiz, diğer insanlar diye nitelendirdiğimiz kişilerin hayatlarını okurken, gerçek yaşamın içine bir nebze girmiş gibi hissettiriyor.
.
"Biri sırtındaki yükü bırakıp yere çöktü, uykusuzluktan kırılıyordu. Biri terini silip şişeyi başına dikti, kalanı kana kana içti. Biri hâlâ delik deşik duvarların ardına sinmiş bekliyordu. Biri upuzun, kahırlı bir soluk koyverdi, ölülerin yüzleri bugün gibi aklındaydı. Biri kaygıyla uzaklara bakıp kaşlarını çattı, geceden sabaha kesilmeyen silah seslerinde paramparçaydı. Biri tütün sardı, bir nefes çekti, öfkesi hiç azalmamıştı, oralara yağmur değil alev yağıyordu. Biri sol memesini çıkartıp bebeğin ağzına dayadı, sadece o kalmıştı geriye, ondan umuyordu"
(Belki Yarın & Jale Sancak Syf:31↔Karşı Kıyı)