26 Aralık 2016 Pazartesi

Stefan Zweig || Satranç

New York'tan Buenos Aires'e giden yolcu gemisinde dünyaca ünlü satranç ustası Mirko Czentovic ‘ın gemide olduğunu öğrenen petrol zengini McConnor kendisini satranç oynamaya ikna eder. Küçük bir köyde büyüyen, düzgün cümleler kuramayan, insanlarla iletişimini sadece satrançla sınırlı tutan Czentovic kazanacağına öyle emindir ki, oyuna karışan Dr. B. sayesinde berabere kalırlar. McConner ve adını bilmediğimiz anlatıcı Dr.B.den satranç ustasına karşı bir el daha oynamasını isterler. Dr. B. neden oynamaması gerektiğini, neden satrancı bu denli iyi bildiğini anlattıktan sonra bir el oynamayı kabul eder.
Kitaptaki Czentovic ve Dr.B. arasındaki satranç çatışmasını o dönemin faşizmine uyarlamış. Hiçlik işkencesine uğrayan Dr. B.'nin anlattıkları, hayata tutunmak ve delilik arasında gidip gelen ince çizgide nasıl mücadele verdiğini okumak insanı şaşırtıyor. Kısa bir kitap olmasına rağmen anlatmak istedikleri çok fazla.

Dünya savaşında görev alan bir Yahudi olarak her şeyi görmüş ve Nazi’ler kitap yakmaya başladığında listede Stefan Zweig’ın da kitapları varmış. Bir sene sonra Gestapo villasını basarak onu suçlamak için delil aramış bu baskılara daha fazla dayanamayan Zweig eşiyle birlikte ülkeden kaçmış. Bir sene sonra Satranç’ı yazan ve hiçbir şeyin düzelmeyeceğini düşünerek eşiyle birlikte intihar etmiş. Satranç kitabı yazarın hayatına bakıldığında verdiği mücadelenin bir temsili olarak kabul ediliyormuş.

Ve kitapta en beğenilen cümle:
"Yeryüzünde hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar baskı yapamaz"