7 Aralık 2015 Pazartesi

Sessiz Oda || Lori Schiller

"Burası tam olarak yeterli değil. Koltuktan uçamadım," dedi. Etrafına bakındı. " Eğer beni pencereye götürebilirsen sana uçabildiğimi gösterebilirim."
Buna inanıyordu. Bu konuda hiç bir şüphe yoktu, bunu gerçekten yapabildiğini sanıyordu. Eğer onu pencereye götürürsek elleri havada iki tarafına açılmış olarak yere çakılacaktı.
Ne diyeceğimizi bilemiyorduk, biz de konuyu değiştirdik ve sonra hastaneden ayrıldık. Ayrılırken sesi kulaklarımda çınlıyordu: "Uçabiliyorum baba, uçabiliyorum."

***
On yedi yaşındaki Lori Schiller birbirine bağlı zengin bir ailenin tek kızıydı. Altı yıl sonra ilk intihar girişiminde bulundu ve New York şehrinde kafasında ona eziyet eden sesler ve üzerinde yırtık pırtık kıyafetleriyle sokaklarda dolaştı. Lori Schiller artık bütünüyle olgunluğa ulaşmış bir şizofreni hastalığının tam ortasındaydı. Defalarca hastaneye yattı, rehabilitasyon merkezlerine sığındı, durumu kötüleşti, daha fazla intihar teşebbüsünde bulundu ve yorucu olan mutlak bir çaresizliğin içinde yaşadı. Ama kurtuldu.
Şimdi bu kişisel yaşam öyküsünde Lori bizi, kendine ait saklı dünyasından içeri alıyor, onu iyileştiren doktorları ve hastalığı süresince acı çeken ailesini de yanına alarak bu hastalıktan nasıl kurtulduğunu anlatıyor. Sürükleyici, yürek parçalayıcı ama kesinlikle yüceltici bir hikâye…
SESSİZ ODA akıl hastalığının yarattığı yıkıcı etkilere, sabrın ve cesaretin gücüne şahitlik eden mükemmel bir klasik.

***
"Lori ile şizofreninin derinliklerine yolculuk ettikten sonra, asla eskisi gibi olamayacaksınız."
Diane Sawyer

"İlk sayfasından itibaren Lori'nin hikâyesi sizi etkisi altına alacak ve üzecek…
Şizofreni hakkında okunulabilecek en iyi kitap."
Oakland Press

Lori Schiller bu kitabı yazarken tamamen kendi yaşadıkları olayları hatırladığı kadarı ile bibebir yazarak aktarmış.  Lori şizofreni başlangıcını, kabullenmeyişini, tedavilerini, arkadaşlarının, ailesinin, doktorlarının, onun hakkında ne düşündüklerini ve hastalığın sonuçlarını sırası ile ele alarak anlatmış.

Lori hastalığını kabul edene kadar birçok tedavi yöntemi deneyip birçok farklı ilaç kullanıyor. Bu süreç içinde Lorinin duygu ve düşüncelerini okuyorsunuz. Sadece Lori de değil annesi babası ve iki erkek kardeşinin onu nasıl gördüğü ve bu hastalık karşısında hangi duyguları hissettiklerini de öğrenmiş oluyorsunuz. Kitap daha çok günlük duyguları anlatıyor herhangi bir kurguya bağlı ilerlemiyor ama bir şizofreni hastasının nasıl yaşayıp neler hissettiğini merak ediyorsanız, okuyabilirsiniz.