3 Şubat 2017 Cuma

Ermiş || Halil Cibran


Şu kısacık kitap meğer içinde dünyaları barındırıyormuş. Cibran bu kitabında öyle güzel cümleler sarf etmiş ki, kısacık bir cümlesi bile sizi günler boyu düşünmeye sevk edebilecek türden.
El Mustafa adındaki bir Ermiş 12 sene kaldığı Orphalese Şehri’nden ayrılıp evine gitmek üzereyken, Orphalese halkı tarafından durdurulması üzerine halk ile arasında geçen; aşka, evliliğe, çocuklara, yemeye ve içmeye, çalışmaya, sevinç ve kedere, suç ve cezaya, yasalara, özgürlüğe, acıya, güzelliğe, dine, ölüme dair toplamda yirmi altı adet konuşmadan oluşuyor.
Yazar, hayatla ve insanlarla ilgili birçok önemli konuda önemli mesajlar vermiş. Felsefik bir anlatımla kişisel gelişimin harmanlandığı bu kitap şiirsel bir anlatıma sahip. Sanata da ilgisi olan Cibran’ın yaptığı, annesi Kamile Hanım’a ait olan resmin kapak olarak kullanılması da çok hoş olmuş.
.
 Aşka Dair;
Kendinden başka bir şey vermez aşk ve kendinden başkasından almaz. Ne sahip olur aşk ne de sahip olunmak ister. Çünkü aşka aşk yeter.
Şafak vakti kanatlanmış bir yürekle uyanmak ve minnet duymak yine aşkla dolu yeni güne; öğleyin dinlenmek ve aşkın vecdini düşünmek derin derin; akşamlayın eve şükranla dolup taşarak dönmek; sonra da uyanmak yüreğinizde sevgiliye bir dua ve dudaklarınızda bir övgü şarkısıyla.
.
 Konuşmaya Dair;
Konuşanlar var, konuşup bilmeden ve öngörmeden kendilerinin de kavrayamadığı bir hakikati ortaya çıkaranlar.
Bir de hakikati içlerinde taşıyıp da kelimelere dökmeyenler var.
.
 Güzelliğe Dair;
Ne görmek istediğiniz imgedir ne de duymak istediğiniz bir şarkı. Gözlerinizi kapatsanız da gördüğünüz imge, kulaklarınızı tıkasanız da duyduğunu şarkıdır güzellik.