6 Ocak 2017 Cuma

Ölümse Beni de Götür || Halil Uzuntaş





“Yumuşak dokulu sözler yetmiyor bazen. Olmaz denilen oluyor. Geceleri yüzü yastıklara düşünce başlar, gerçek, bir mum gibi önümüzü aydınlatıyor.”
.
“Kendi hikâyene bu kadar çaresizken,
Başkalarının hikâyesinde kahraman olamazsın.”








Halil Uzuntaş’ın 5 yıl emek vererek yazdığı duygusal ve şiirsel kitabını bitirdim. O kadar güzel ve naif bir anlatım ve aşk var ki sadece gözleri ile deli gibi sevebilen bir genç var karşımızda.
⚫⚫⚫
Konuşurken bile şiir gibi konuşan Arif, Bahar’a âşık olmuştur. Ama Bahar ve Arif’in ruh halleri ortak bir noktada bulaşamayınca Arif şehri terk ederek İstanbul’a yerleşir. Araya yollar, yıllar ve başka insanlar girmiştir. Arif ardında bıraktığı Bahar’ı unutamaz. Dergilerde çalıştığı günlerden sonra arkadaşı ile ortak olarak açtığı “Hiras” adlı restoranın bir şubesini memleketinde açmak için geri döner. Yıllar sonra Bahar’la tekrar karşılaşır.. .
⚫⚫⚫
Ah o karşılaşma ve şiir gibi diyaloglar beni benden aldı. Hikâye imkânsız olmayan ama kişilerin kendi kendine verdiği iç savaş sonucu imkânsızlaştırdıkları bir aşktan besleniyor. Ölümüne sevmek, değer vermek, aşk ve ondan kaçış, sağlam dostluklar kitaba ince ince işlenmiş. Kitaptaki bütün şiirleri beğenmekle birlikte özellikle Çiğdem’in yazdığı şiiri çok sevdim. Sevda ve duygu yüklü kitabın sayfalarını çevirmek içimdeki hüznü perçinleştirirken sonunda gözlerimin dolmasına engel olamadım.
Bu kitap için en kısa anlatım sanırım şu olur: Yüreğine sevda ateşi düşenlerin hikâyesi.
Beceremiyorum seni okuyup yazmayı
arkama sakladığım
zayıf dolu bir karnesin şimdi
hep sıfıra mı çeker gönül anlamadım
oysa yalnız gözlerinden on kitap yazarım;
elimde bitik bir kalem, dilimde sen,
ezberim sana...
Yüreğinize, kaleminize sağlık @haliluzuntas