21 Ocak 2017 Cumartesi

Selahattin Nehir || Kalemkâr



"Adını söylerken bile sanki pamuk helvalar uçuşuyor odada, senin adından daha günaydın bir kelime bulamıyorum..."

“Kiraz ağaçlarına basmış bembeyaz çiçekler gibiydi senin sesin; sen konuşurken, sen şarkılar mırıldanırken, çiçek tozuyla kaplanıyordu yüzüm, ellerim, gülüşüm…”
.
“Zihnimde dönüp duran kelimelere en çok eşlik eden şey soru işaretleriydi artık. Ona benzetiyordum soru işaretini, zarifçe kıvrılmış güzel bir boynu vardı. Ben ise onun zihninde odun gibi bir ünlemle mi kalmıştım son görüşmemizde dönüştüğüm o berbat halimle?”

“Sen gittin, çevreme bakındım, dünya bomboştu…”





 

Kitap iki bölümden oluşuyor ilk bölümün adı ‘Ah’ ve bu bölümde Akın’ın kitaplara duyduğu tutkuyu ve yine kendisi gibi kitaplara düşkün olan Eda’ya olan tutkusunu anlatıyor. İlk bölümde Akın’ın daha çok kendi iç çelişkilerini ve tutkusunu okuyoruz. Ve Ah’lar… Tonlamaya göre çeşit çeşit duyguyu anlatan Ah’ları okuyoruz. İkinci Bölüm "Renkler", bu bölümde ise Eda’nın hayatından kesitler var. Aile yaşamı, renkleri sevişi ve Akın ile nasıl bir araya geldiğini okuyoruz.

Aforizmalarla dolu bir kitap, ikinci bölüm daha bir romansı. 174 sayfaya çok güzel duygular serpiştirmiş Selahattin Nehir, okurken yüreğinizi titretiyor, bu duygu seline kapılıp gidiyorsunuz.
Yüreğinize, kaleminize sağlık @selahattinnehir