29 Mayıs 2017 Pazartesi

Akşam güneşi || Reşat Nuri Güntekin

Adaya gelen Dr. Kemal Bey’e ölmek üzereyken ettiği itiraf ile Nazmi’nin bütün hayatını öğreniyoruz. Nazmi işini seven çapkın bir subayken çıkan çatışma da yaralanmış bu olay ile kalbinin zayıf olduğunu öğrenerek, sağlığı için işi bırakmak zorunda kalmıştır. Geride bıraktığı Nazan, Nazmi’ye yüz vermeyince amcasının kızı Şükran ile evlenip M adasına Ayazma Çiftliğine taşınırlar. Burada sahipsiz iki kardeşi evlat edinirler. 10 yıl bir süre geçtikten sonra Neyyir Enişte’lerinin vefat ettiğini ve kızları Jülide’yi onlara emanet ettiğini öğrenir. Avrupa kültürü görmüş olan Jülide köy hayatını küçümser, benimseyemez, eniştesi Nazmi ile sürekli bir çatışma içerisindedir.

En hareketli sayfalarda bundan sonra başlıyor zaten. Jülide’nin bitmek bilmeyen şımarıklığının sebebi, Nazmi Bey’in hayata daha bir anlamlı bakmaya başlaması, ortaya çıkan itiraf edilememiş aşklar…


Reşat Nuri yine çok güzel tespitlerde bulunmuş, okuyunuz efendim 👌

Sevdiklerimiz vardır ki ayrı bulunduğumuz zamanlarda sık sık düşünürüz; ayrılığın sevgimizi arttırdığını duyarız. İlk görüşeceğimiz gün için fevkalâde bir şeyler hayal ederiz. Fakat vaktada ki kavuşma zamanı gelir. Onlar yabancı bir tavırla, lakayt bir bakışla bizi karşılarlar. Anlarsınız ki sizi onlara yaklaştıran ayrılık, onları bilâkis sizden uzaklaştırmıştır.