4 Mayıs 2017 Perşembe

Dokunmadan || Nermin Yıldırım

“Dokunmadan” kitabı nasıl dokunuyor ah bir bilseniz. Gördüklerimizi görmemiş gibi yapmamız, duyduklarımızı susmamız, hem bedenen hem ruhen bana dokunmayan yılan bir yıl yaşasın tarzında hayatımız, ah nasıl dokundu bu roman bana bir bilseniz.

Adalet, ölümcül bir hastalığa yakalandığı zaman kendisini sorgulamış ve daha beş yaşındayken arkadaşı Mahsun’un oyuncak ayısını zorla elinden alarak ilk günahını işlediğini düşünmektedir. Ve oyuncağı geri verip arkadaşından özür dilemek için yollara düşer. Bu yolculukta kendi geçmişini, kendisi dahil insanların nelere “Dokunmadıklarını” sorgulayarak, bir şehirden bir şehire yanında yolculukta tanıştığı Sadi Seber ile devam eder.

Kitabı okurken yazarın Adelet gibi sözlük koleksiyoneri olduğunu düşündüm hep, geçmişten günümüze kelimeleri o kadar güzel harmanlayarak cümleler kurmuş ki, beğenmemek elde değil 👌 Kitapta Adalet'le birlikte 3. sayfaya konu olmuş haberleri ve rüzgârın kulağına fısıldadığı, görmemiz, duymamız, fark etmemiz gerekenleri, yeri geldiğinde müdahale edip, sesimizi çıkarmamız gerektiğini söyleyen bir çok mesaj var.
Vicdan yaparak üzüldüğümüz ama sadece karşıdan bakarak, dokunmadan, başımızı çevirerek sustuğumuz, aynısının yapılmasına her defasında izin verdiğimiz olaylar acaba bizi ne kadar masum yapıyor?
O kadar çok cümlenin hatta paragrafın altını çizdim ki…
Okuyun efendim, çok güzel bir kitap👌
Yüreğinize, kaleminize sağlık @nnerminyildirim💖
.
✔ Tuhaf şey kıyametinizin yaklaştığını bildiğinizde bütün anlar kıymete biniyor, hiçbirini ziyan etmek istemiyorsunuz.
.
✔Büyümeden yaşlanmak diye bir şey var. Bazen sadece eksik kalmış bir dokunuşa bakar.
.
✔Görüyoruz ama görmediğimize inandırmaya çalışıyoruz kendimizi. Susmanın günahından böyle kurtulabilirmişiz gibi. Gözümüzde maraz yok. Maraz akılda, kalpte. Korkunç bir mikrop gibi dolaşıyor içimizde.